Arzawa Tarihi, Hitit tarihi ile iç içe geçmiştir. Aynı dönemde Anadolu’da yaşayan iki halk bir arada ve savaş halinde yaşamlarını sürdürmüştür.




Arzawa Devleti, Kral Labarna döneminde Hititler’e bağlanmıştır. Hititler, Arzawa’yı tamamen ortadan kaldırmamış ama kendilerine bağlı bir şekilde yaşamalarına izin vermişlerdir.

Hititler’in egemenlik alanının daraldığı eski krallık döneminin sonunda yani millattan önce 14. yüzyılda Arzawa Krallığı gücünün doğruna ulaşmış, bağımsızlığını kazanmış ve Anadolu’nun en önemli gücü haline gelmiştir. Bu bilgiye Arzawa Kralı Tarkhundaradu ile Mısır Firavunu III. Amenhotep arasındaki yazışmalardan anlıyoruz. Ayrıca Mısır İmparatorluğu’nun diplomatik ilişkilerini anlatan Amarna Mektuplarının 31. ve 32.’leri Arzawa ile ilgilidir.

Bu dönemlerde Hititler vasalı Aka’larla savaş halindeydi. Hitit Kralı II. Tuthaliya Aka’ları püskürttü ve Siyanti Nehri (Büyük Menderes Nehri) dolaylarını vasalı olan Maddutuvata’ya bıraktı. Ancak Tuthaliya burayı Maddutuvata’ya Arzawa’yı denetlemesi için bırakmış ve yardım amacıyla ordusunu göndermiştir. Ama Maddutuvata Arzawa ile anlaşıp Hitit ordusunu arkadan vurdu ve Arzawa Kralı’nın kızı ile evlenip Arzawa Kralı oldu. Böylece Maddutuvata Anadolu’nun büyük bir bölümüne hakim olmuş oldu.

Geç Arzawa Tarihi

Hititler uzun süre bu bölgeyle ilgilenmedikten sonra toparlandılar ve imparatorluk çağında I. Şuppiluliuma zamanında Arzawa gücünü azalttı. Ancak bu sırada Hitit Devletinde ortaya çıkan veba salgını ve I. Şuppiluliuma’nın ölümü Arzawa’nın bir süre daha özgür bir şekilde varlığını sürdürmesine sebep olmuştur. I. Şuppiluliuma’dan sonra tahta geçen II. Arnuwanda’da kısa sürede ölmesiyle Arzawa Hititler’e karşı ayaklanmıştır. II. Arnuwanda’dan sonra tahta geçen II. Murşili güçlü Hitit Ordusuyla Arzawa’ya sefere çıkar. Arzawa bu güçlü orduya küçük devletçiklerle oluşturulan bir koalisyonla karşı koymaya kalkışmışsa da başarılı olamamıştır ve savaşı kaybetmiştir. Savaşın bitiminden sonra II. Murşili Arzawa’yı kendine bağladığı devletlere dağıtarak, Arzawa’yı tekrar Hititler’e bağlamıştır.

Bu sefer sırasında tutulan sefer yıllıkları Arzawa’nın yerinin saptanmasında yardımcı olan en iyi belgelerdir. Bu belgelerde ayrıca bu sefer sırasında 62.000 kişinin esir alındığı yazılmıştır.

Arzawa Hititler’in seferi sonucunda Mira Krallığı, Seha Nehri Ülkesi (Gediz Nehri ve Bakırçay), Hapalla ve Vilusa isimli yarı özerk krallıklara bölündü.

Arzawa’nın sonu Hitit ve Truva gibi deniz halklarının saldırıları sonucunda olmuştur. Kentlerin harabeye dönmesiyle insanlar Anadolu’nun içlerine kaçmıştır. Bazı tarihçiler Hititler’den beş yüz yıl sonra tarih sahnesine çıkan Lidya’nın Arzawa’nın devamı olduğu düşünmektedir.

Anadolu Uygarlıkları / Arzawa

Ankara Web Tasarım

Benzer İçerikler
Tülintepe

Tülintepe, Keban Baraj gölü tarafından sular altında kalmadan önce Elazığ ilinin yaklaşık 20 kilometre doğusunda bulunmaktaydı. Baraj sularının yükselmesiyle başlatılan Devamını oku

Karaz

Erzurum il merkezinin 15 kilometre kuzeybatısında, Ilıca ilçesi sınırları içinde yer alan Karaz, yaklaşık 15 metre yüksekliğinde ve 200 metre çapındadır. Devamını oku

Yazılıkaya

Yazılıkaya, Çorum iline bağlı Boğazköy’de yer alan bir Hitit açık hava tapınağıdır. Milattan önce on üçüncü yüzyılda yapılmış olan bu Devamını oku

Hititler’de Savaşçılık

Devlet ekonomilerinin önemli ölçüde savaş yoluyla elde edilen ganimetlere bağlı olduğu dönemlerde savaş teknikleri de doğal olarak büyük önem taşıyordu. Devamını oku

Urartu Dini

Urartular’da din, devlet ve yönetimi için büyük önem taşımaktaydı. Urartular’ın en önemli tanrısı Haldi’nin, savaşa çıkan kralı kutsayan tanrı olduğuna Devamını oku

Lidya’da Din

Lidyalılar’ın diniyle ilgili pek bir bilgi yoktur. Ancak İyonlar’ın etkisi altında kaldıkları bilinmektedir. Ana Tanrıça Kibele büyük bir saygı görmektedir. Devamını oku

Paranın İlk Defa Kullanılması

Milattan önce 7. yüzyıla kadar insanlar ticarette değiş tokuş yaparlardı ve değiş tokuş yaptıkları şeylerin arasında sığır, taş gib taşınması Devamını oku

İşpuini

Milattan önce 830 ile 810 yılları arasında krallık yapan Sarduri’nin oğlu İşpuini’nin zamanında devlet belgeleri ilk kez Urartuca yazılmaya başlanmıştır. Baş Devamını oku